10 Haziran 2016 Cuma

SOKAK KÖPEĞİ TONİ NİN HİKAYESİ

Toni, gördüğünüz görebileceğiniz en korkak sokak köpeğiydi.Kir pas içerisinde,berbat bir görüntü arz ediyordu.Kuyruğu sürekli olarak, kısacık bacaklarının arasındaydı. İnsanların yanına asla yaklaşmıyordu.Zaten onun bu kadar korkak olmasının nedeni de insanlar değilmiydi.
Henüz mini minnacık bir yavruyken, annesinin insanlar tarafından defalarca,taşla,sopayla dövüldüğüne şahit olduğu o günlerden başlamıştı Toni nin korkaklığı.Annesi, ona ve diğer iki kardeşine yiyecek bulmak için çabalamaktan başka bir yapmıyordu oysa.
Ne gariptir şu insanlar.İstemedikleri,beğenmedikleri şeyleri çöpe atar,sonrada karnını o artıklarla doyurmak için,çöpleri karıştıran,zavallı hayvanlara eziyet ederler.
Sahil boyu uzanan bu parkın dışına hiç çıkmayan Toni,burayı kendine mesken edinmişti.Kim bilir, belkide evi olarak görüyordu buraları.
Parkta ayak basmadık yer bırakmıyordu.Ancak bir yer vardı ki,oraya hiç gitmiyordu.Eski Haliç Köprüsünün,Balat sahiline bakan ayağının civarlarıydı o hiç uğramadığı yer.
Annesi onlara,artık kullanılmayan bu köprünün ayağına yakın bir yerde bakıyordu.Nispeten tenha olan bu yerde,kardeşleriyle oyunlar oynuyor,yiyecek bulmaya giden annelerini bekliyorlardı her gün.
Günün birinde, elinde sopayla bir adam çıkagelmiş,ve sanki düşmanına saldırır gibi,zavallı hayvanlara hücum etmişti.Bir insan, açlıkla boğuşan,zavallı bir sokak hayvanından ne isteyebilirdi ki!.
Anneleri,yavrularını koruyabilmek için adamın önüne atılmış, ve kendini insan sanan o yaratığın,sayısız sopa darbelerine maruz kalmıştı. Toni ve kardeşleri,köprünün ayağına yakın bir noktada sinmiş,çaresizlik içinde bu dehşet anlarını izlemek zorunda kalmışlardı.
Sonunda, sözün gelişi adam dediğimiz yaratık,küfürler ederek elinde sopasıyla oradan uzaklaştığında,anne köpek iniltiler içinde yere yıkılmıştı.
Yalnızca başını kaldırmış,yavrularının bulunduğu yöne doğru bakabilmişti.Yavru köpekler, o cılız sesleriyle,yardım diler gibi havlayarak annelerine doğru koşarlarken,anne köpekte can vermişti.
Bir alem yıkılıyordu,ama kimsenin haberi yoktu.Üç yavru,üç bebek,üç can,kimsesiz,çaresiz, ve hepsine sebep annesiz kalmıştı.Bir sokak hayvanı değil,bir anne ölmüştü,insanlık ölmüştü.
Küçük yavrular,annelerinin cansız bedeni karşısında ne yapacaklarını bilmiyorlardı.Annelerinin yüzünü yalıyorlar,sonra henüz soğumamış olan ölü bedenine iyice sokulup,başlarını annelerinin altına sokmaya çalışıyorlardı.
Sanki son bir kez olsun,anne sıcaklığını hissetmek için çabalıyorlardı.
Üç gün boyunca, hiç ayrılmadılar annelerinin cansız bedeninin yanından.İkinci günde,kardeşlerden biri daha ölmüştü.Ve aynı ölüm nedeni,bir gün sonra diğer kardeşinde ölümüne sebep olmuştu.Açlık..
Artık yalnızca Toni kalmıştı hayatta,ve onunda pek canlıya benzer bir hali kalmamıştı. Toni içinde kardeşleriyle aynı kaderi paylaşmak an meselesiydi artık.
Zavallı yavrucak, annesi ve kardeşlerinin,cansız bedenlerine bakıyordu bir kaç metre uzaktan.Bir çocuğun boynunu bükmesi gibi,oda boynunu bükmüştü.Gözünden akan yaşı gören bir göz olsa,bir hayvanın insanlığın ölümüne nasıl ağladığına şahitlik etmiş olacaktı.Ve olduda…
Oradan geçmekte olan genç bir kız,yavru köpeğin,ölmüş anne ve kardeşlerine bakarken,gözünden yaş aktığını görmüştü.
-Canım benim kıyamam ben sana, gel buraya, gel tatlı şey seni.Ağlama bakalım hadi.Ben sana bakarım bebeğim.Üzülme sen olurmu…
Genç kız hem Toni ile konuşuyor, hemde kucağına aldığı küçük köpeğin başını okşuyordu.
Bir daha kimse bilmedi onun adının ne olduğunu ama,o gün geç kız koymuştu ona Toni adını.
Toniyi almış,evine götürmüştü.Günlerce bir bebek gibi ilgilenmişti onunla.En nihayetinde Toni gücünü toplamış,ayağa kalkmıştı.Ancak hiçbir zaman,hoplayıp zıplayan,oyunlar oynayan bir köpek olmamıştı.O hep sakin ve boynu büküktü.Sanki yetimliğinin farkındaydı.Kimi görse,hemen kuyruğunu bacaklarının arasına sıkıştırıp,saklanacak bir yer arıyordu.Yalnızca genç kızı gördüğünde saklanmıyor,adeta minnetini göstermek ister gibi,ayaklarını yalıyordu genç kızın.
Ancak Toninin güzel günleri çok uzun sürmemişti.Genç kız Üniversite okumak için başka bir ile gitmek zorunda kalmıştı.Buda Toni için kötü günlerin başlangıcı anlamına geliyordu.
Günlerce genç kızın evinin önünde beklemiş durmuştu.Fakat hiç gelmemişti melek sahibesi.Sonra çöplerden yiyecek aramaya çıktığı bir günde,kendini Balat parkında bulmuştu yeniden.Annesinin ve kardeşlerini öldüğü yere gitmiş, saatlerce koklamıştı etrafı.Ancak ne annesinden, nede kardeşlerinden eser yoktu.
Sonraki günlerde,bir daha hiç sokulmamıştı oraya.Uzaktan uzağa mahzun mahzun bakmıştı sadece.Ve park evi olmuştu artık.Hafta sonları parkta mangal yapanların artıklarıyla bir güzel doyuruyordu karnını.Diğer günlerdeyse, yarı aç,yarı tok yaşamaya devam ediyordu.
Bir gece vaktiydi,ilerde ağaçların altıda içki içen dört kişilik bir gurubu görmüştü Toni. Uzak bir noktada oturmuş,öylece onlara bakıyordu.Sonra adamlar yavaş yavaş kalkmaya başladılar.Artık evlerine gidiyorlardı.Ancak birisi kalmıştı.O henüz iki şişe daha birası olduğunu,onları içmeden gitmeyeceğini söylemişti.
Adam, arkadaşları gittikten sonra,biraz ilerisindeki ağacın dibine gidip işemeye başladı.Aynı anda karşıdan gelen iki genç kız belirdi. Toni onları görünce ayağa kalkmış,kulaklarını dikmişti.Pür dikkat o yöne bakıyordu.
Kızlar yanından geçmekte oldukları ağacın dibinde işeyen adamı görünce, başlarını çevirip ters yöne doğru uzaklaşmaya başalamışlardı.Ancak sarhoş pislik,elinde tuttuğu cinsel organını sallayarak kızlara aşağılıkça laflar atmaya,sarkıntılık yapmaya başlamıştı.Kızlar telaşla oradan uzaklaşmaya çalışırken,adam arkalarından gelip kollarına yapışmıştı bile.O kadar iğrenç bir adamdı ki,cinsel organı hala pantolonunun dışındaydı ve kızlara organıyla alakalı iğrenç şeyler söylemekteydi.Telaş ve korkuyla çığlık atan kızlar, ne yapacaklarını şaşırmışlardı.
Sonra bir kurt uludu,bir aslan kükredi,hayır hayır hiç biri olmadı,bu Toniydi.Sanki kuduz olmuşcasına vahşice bir hırıltının eşliğinde,öylesine bir koşması vardı ki,onun o korkak Toni olduğuna inanmak çok zordu.
Koştu,yaklaştı ve adeta uçarcasına atıldı pislik adamın üzerine.Sadece bir kaç saniye sonra,adam yerde yatarken,cinsel organı da,adamdan iki üç metre ilerde durmaktaydı.Acıyla bir yaratık gibi inleyen adama gözünü dikmiş,hala hırlamaktaydı Toni.
Anne ve kardeşlerinin ölümüne sebep olan bu sarhoş pislik,artık sadece, bir zamanlar erkektim diyebilecekti.
Sonra kızlardan birinin sesini duydu.
-Toni, oğlum senmisin..
Evet bu Toninin hayatını kurtaran genç kızdı.Toni kızı uzakta gördüğü anda tanımıştı zaten….

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder